

90’lı yıllarda Refah Partisinde başladığım siyasi yol haritamı siz belirttiniz. Öncelikle benim siyasi çizgim gayet net ve açıktık olarak vatan ve millet sevdasına tekabül eder. Milli ve manevi değerleri ön planda tutan bir ailenin ferdi olarak, almış olduğum terbiye toplumsal sorumluluklarım açısından beni taraf olmaya ve doğru tarafta hizmet etmeye zorlamıştır. Türkiye’de henüz demokrasi ve özgürlüklerin günümüzdeki kadar geniş olmadığı bir süreçte siyaset yapmak elbette çok riskliydi ama ideallerim her türlü riski göze almamı gerektirdiğinden dolayı siyasete dahil
oldum ve o gün bugündür hep doğru tarafta bulunmaya özen gösterdiğim içindir ki, bugün Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’a olan sonsuz güven ve inancım hasebiyle AK Parti’de siyaset yapmaktayım.
13 Yıldan bu yana ülkeyi yöneten AK Parti hükümetleri büyük devrimler gerçekleştirmiştir. Türkiye’de konuşulmaya dahi cesaret edilemeyen meseleleri birer birer sorun olmaktan çıkartmış ve vesayet sistemlerine son vermiştir. Aslında tüm bunları üst üste koyduğumuz zaman, AK Parti ve onun efsanevi lideri Tayyip Erdoğan’nın yüz yılın en büyük devrimcisi olduğu gerçeği açık bir şekilde görülmektedir. Elbette AK Parti’de uygulamalarda bir takım hatalar ve yanlışlar yapmıştır, zamanı geldiğinde bu yanlışlardan dolayı eleştirilerimide yapıyorum ancak genel hatlarıyla bakıldığında AK Parti’yi çok başarılı buluyorum.