Cuma, Eylül 20, 2024
Ana SayfaGündemTarihi yarımada'nın altında gizemli yapılar!

Tarihi yarımada’nın altında gizemli yapılar!

Topkapı Sarayı, Ayasofya Camii ve Aya İrini Kilisesi gibi önemli yapıların bulunduğu Tarihi Yarımada’nın altındaki gizemli yapılar, bir bölümü botla yapılan yolcukla görüntülendi. İstanbul’un su isalesi için çok önemli olan su kanallarında artık küp, kemik parçaları ve eşya atıkları var.

Tarihi Yarımada’nın altında kalan sarnıçlar, çukur bostanlar, su yolları, maksemler, kuyular, ayazmalar, çukur çeşmeler, yangın havuzları ve arkeolojik mimari kalıntılar, Kültürel Mirası Koruma Uzmanı ve Tarihçi Arzu Ulaş tarafından incelenerek görüntülendi.

3 yıl süren çalışmada 285 yer altı yapısı incelendi. Çalışmada, yüzyıllarca İstanbul’un su ihtiyacını karşılayan sarnıçların metruk halde olduğu ortaya çıkarıldı. Çalışmada paslı demir kapaklardan girilerek 23 metre derinliğe inildi ve su kanallarında küp, kemik parçaları ve eşya atıklarına rastlandı. Ulaş, çalışması sırasında Tarihi Yarımada’nın altındaki su kanallarında botlarla dolaştı. Su kanallarını adım adım gezen Ulaş, bazı noktalardar sürünerek geçti. Aynı zamanda bu çalışma hikayelere konu olan İstanbul’un gizemli tünel ve kaçış noktalarının efsane olduğunu ortaya çıkardı. Antik dönemden itibaren İstanbul’un su isalesi için çok önemli olan su kanallarında günümüzde artık küp, kemik parçaları ve eşya atıkları olduğu görüldü.

İstanbul’un yer altı yapılarını aydınlatmak fikriyle yola çıktığını söyleyen Arzu Ulaş, “Çok katmanlı bir özellik gösteren İstanbul’un tarihi katmanlarının keşfi günümüzde hafriyat çalışmaları ve imar faaliyetleri sırasında tesadüfen ortaya çıkmakta. Ben de kentin bütüncül yapısına ve dokusuna dair çalışmaların eksikliğini fark ettim. Bu nedenle Osmanlı Devleti’nin başkenti olan İstanbul’un yer altı yapılarını aydınlatmak istedim. Öncelikle Başbakanlık Osmanlı Arşivi’nde yer altı yapılarının katalog taramasını yaptım. Daha sonra belgeleri dönemin tarihi haritaları üzerinde konumlarını tespit ettim. Tespitleri yaptıktan sonra da bu yerlerin güncel durumunu görmek istedim. Böyle bir çalışmayı gerçekleştirmek için birçok yerden izinler almam gerekti. Öncelikle, İstanbul İl Kültür Turizm Müdürlüğü, Vakıflar Birinci Bölge Müdürlüğü, İstanbul il Müftülüğü ve İstanbul Milli Eğitim Müdürlüğü’nden izinler aldım. Yer altına inmek için aynı zamanda profesyonel mağaracılar ve dalgıçlarla çalıştım.

Çalışmalarının üç yıl sürdüğünü belirten Ulaş, “Kütüphane ve arşiv çalışmalarımın yanı sıra, dönem dönem yer altı yapılarına indim. Osmanlı belgeleri ışığında Tarihi Yarımada’da 285 tane yer altı yapısı inceledim. Çalışmalarımız sonucunda 285 yer alt yapısından 59’nun günümüzde artık mevcut olmadığını ve kayıp eser olduğunu belirledim” diye konuştu.

Çalışmaların ilklerini anlatan Ulaş, “Fatih Camii Karadeniz Medresesi, Ahmediye Camii, Süleymaniye Camii ve Arkeoloji Müzeleri bahçesinde bulunan sarnıçların su altı görüntüleri bu çalışma ile ilk defa görüntülendi. Aynı zamanda Caferiye Han’ın, Sokullu Mehmet Paşa Camii’nin ve Sultanahmet Camii’nin su yolları iç mekanı ilk kez görüntülendi. Bir de çalışmamda Büyük Yeni Han Su Yolu olarak isimlendirdiğimiz aktif su akışı olan bir su kanalı keşfettik” şeklinde konuştu.

Benzer Haberler

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Öne Çıkan Başlıklar